Bi gun eski sevgilimle karsilasirsam ve benimle konusursa(!) anlaticam. Diycem iste cok agladim ben. O kadar cok agladim. Aglarken sakizim agzimdan dustu.
Diycem ben bunlari.


Reblog this
3 not   -   Posted 3 gün önce

Ben birini sevmiyordum,
O da beni sevmiyordu.
Bir gün bir yerde randevulaştık.
Ben gitmedim,
O da gelmedi.

Reblog this
Posted 2 hafta önce

İnsan kalıtımsal olarak yalnızdır. Dolayısıyla kişinin kendini yalnız hissetmesi bu kalıtımsal özelliğin ortaya çıkmasıdır. Zaten dünya bir oyun ve eğlence yeridir, yani yalnızlığını unutturmaya çalışma, kendini avutma (avunma) yeridir. Kimileri bunu kolayca kabullenir ve yaşar; bazıları ise kabullenemez ve yaşayamaz. İkinciler sürekli olarak birilerini ararlar; Karen Horney’in insanlara doğru nevrotik ihtiyacı gibi. Kabullenenler ise zirvedekilerdir. Onlar kendi kurtuluşlarının zirvesindedirler, özgürdürler. Başkalarına aldırmadıkları için değil, özlerini gerçekleştirdikleri için. -this is my way


Reblog this
1 not   -   Posted 2 hafta önce

Sana yalan söylemeyeceğim

Sana yalan söylemeyeceğim Ben değildim

Akşam cama vuran damla

Üstünü örten ayışığı 

Her estiğinde eridiğim 

Saçını savuran rüzgar

Ben değildim

Sana yalan söylemeyeceğim Gelmeyecek büyük gün 

Ne senin ellerinin uzandığı gün kelepçeye

Ne benim günlüğüm bittiği zaman 

Çocukların meşalelerle sokakları doldurduğu 

O Haziran akşamı 

Gelmeyecek büyük gün

Sana yalan söylemeyeceğim Son kez geliyorum

Bu benim son gülüşüm sana

Son ağlayışım dizine yatıp

Son elini tutuşum 

Kurduğum cümleler buyüzden eksik

Elimdeki kartpostallar buyüzden kesik hep

Son kez geliyorum

Sana yalan söylemeyeceğim Sevdim seni

Ne kadar çok dedinse o kadar çok

Geminin kayıp gittiği dalgaların ardından sevdim

Simit peşindeki martılar kadar 

Aç adamın elindeki ekmek gibi

Sevdim seni

Sana yalan söylemeyeceğim Artık bitti

Her şey gibi

Her güzel şey gibi

Her sevilen güzel şey gibi 

Ve dindi rüzgari gönlümün

Sus-tu bandolar

Sustu okyanus.

Sana yalan söylemeyeceğim.


Reblog this
Posted 2 hafta önce

Allahu ekber.
Reblog this
10 not   -   Posted 3 hafta önce

Sorgulamıyorsun. En azından şüphe et.
Reblog this
Posted 3 hafta önce

Surekli icimden soylemek istedigim, soylemek istedigim, soylemek istedigim diyorum. Soylemek istedigim bir seyler oldugunu biliyorum, yani en azindan oyle saniyorum, demek istedigim, herkesin soylemek istedigi bir seyleri vardir yani. Yani.
Soylemek istedigim seyi umarim soylemek istedigim kisi bekliyordur. Aslina kime soylemek istedigim bir seyler oldugunu bile bilmiyorum.
Sadece soylemek istedigim cok sey oldugunu, hazir olmadigimi, belki hazir oldugumu ama kime soyleyecegimi bilmiyorum, en onemlisi ne soyleyecegimi bilmiyorum.
Pencereden kollarimi sarkittim. Sigarayi pirp diye ileri firlattim. Bu saatte bir paragrafta bu kadar cok”soylemek istedigim” lafini kullanmami gerektirecek kadar onemli bir sey olmadigina ikna etmeye calistim kendimi. Bir seyin cok tekrarlanmasi canimi sikar. Sizin de sikmistir eminim. Bu boyle olmaz dedim icimden. Durmak lazim. Soylememek.


Reblog this
1 not   -   Posted 3 hafta önce

Aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.

iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci…
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.


Reblog this
1 not   -   Posted 3 hafta önce

Ağır ağır ölür tutkudan ve duygulanımdan kaçanlar, beyaz üzerinde siyahı tercih edenler, gözleri ışıldatan ve esnemeyi gülümseyişe çeviren ve yanlışlıklarla duygulanımların karşısında onarılmış yüreği küt küt attıran bir demet duygu yerine “i” harflerinin üzerine nokta koymayı yeğleyenler.
Pablo Neruda
Reblog this
Posted 3 hafta önce

”bir ihtilal kadar yalnız.”
Reblog this
Posted 3 hafta önce